Haber: Yavuz Çakar / Bizim Düzce Gazetesi
Gazeteci Tarihçi Araştırmacı Yazar Mustafa Akpınar, Filistin ve İsrail hattında yaşanan gelişmeleri kaleme aldı. Bölgenin tarihi, Arz-ı Mev’ud hedefleri ve Türkiye’nin Orta Doğu’daki rolü analiz edildi.
Gazeteci Tarihçi Araştırmacı Yazar Mustafa Akpınar, Filistin ve İsrail üzerine dikkat çeken bir yazı kaleme aldı. Filistin’in yaklaşık 400 yıl boyunca Osmanlı Devleti’nin himayesi altında kaldığını belirten Mustafa Akpınar, bu dönemde Yahudiler, Hristiyanlar ve Müslümanların birlik ve beraberlik içinde uzun yıllar yaşadığını ifade etti.
Birinci Dünya Savaşı’nda, 1917 yılında İngilizlerin Filistin’i ele geçirmesiyle sürecin değiştiğini aktaran Mustafa Akpınar, Arap nüfusun çoğunlukta olduğu bu topraklara 1948 yılına kadar Yahudilerin göç ettirildiğini, toprakların satın alındığını ve böylece çoğunluğun Yahudilere geçtiğini belirtti. 1948 yılında İsrail Devleti’nin kurulduğunu ifade eden Mustafa Akpınar, tarih boyunca Yahudilerin uzun yıllar devlet kuramadığını, vatansız yaşadığını ve sürekli başka devletlerin hükümranlığı altında hayat sürdürdüğünü kaydetti.
İsrail’in Bölgedeki Eylemleri ve Türkiye Karşılaştırması
Bugün İsrail’de yaşananların büyük bir vahşet, kana susamışlık ve canavarlık olduğunu vurgulayan Mustafa Akpınar, İsrail’in Kudüs’teki ve Batı Şeria’daki Müslümanlara ve Hristiyanlara eziyet ettiğini dile getirdi. İsrail’in tek hayalinin Arz-ı Mev’ud olduğunu belirten Mustafa Akpınar, bu hayalin boş olduğunu ve Anadolu topraklarını da içine alan bir Yahudi devleti kurma sevdasının İsrail’in yıkılmasına çok az zaman kaldığını gösterdiğini savundu.
İsrail’in Türkiye ile baş edebilecek yeterliliğe sahip bir ülke olmadığını belirten Mustafa Akpınar, askeri güç, silah ve nüfus bakımından da güçlü bir devlet olmadığını ifade etti. İsrail’in yalnızca elinde silah olmayan masum sivilleri öldüren, onları yurtlarından eden, evlerine baskı yoluyla çöken, mazlumlara acımayan, çocukları yetim ve öksüz bırakan zalim bir devlet olduğunu belirten Mustafa Akpınar, Binyamin Netanyahu’nun da soykırımcı ve zalim bir devlet başkanı olduğunu kaydetti.
Netanyahu İddiası ve Seçim Projeksiyonu
İran savaşlarında Binyamin Netanyahu’nun öldüğünü iddia eden Mustafa Akpınar, şu an ortada dolaşan kişinin yapay zeka, yapay maske ve yapay insan görünümündeki başka bir şahıs olduğunu öne sürdü. Binyamin Netanyahu’yu yıllardır takip ettiğini belirten Mustafa Akpınar, yüzündeki maskeye bakarak bu durumun anlaşılabileceğini ve bu hususun ileride açıklanacağını belirtti.
27 Ekim’de İsrail’de seçimler yapılacağını hatırlatan Mustafa Akpınar, yapay zeka Binyamin Netanyahu’nun tek amacının seçimleri kazanmak ve yargılanmaktan kurtulmak olduğunu ifade etti. Ancak Binyamin Netanyahu’nun partisinin kaybedeceğini savunan Mustafa Akpınar, seçimlerde en fazla milletvekili çıkaracak partinin Yaşar Partisi olacağını ve Gadi Eisenkot’un İsrail’in yeni başbakanı olacağını öngördü. Amerika Birleşik Devletleri’nin de Binyamin Netanyahu’dan bıktığını ekledi.
Çözüm Önerileri, Türkiye Yüzyılı ve Gazze’nin İhyası
Çözüm önerisinin iki ayrı devlet kurulması olmadığını belirten Mustafa Akpınar, Filistin’in Müslümanların toprağı olduğunu, diğer milletlerin de barış ve huzur içinde yaşayabileceği başkenti Kudüs olan bir Filistin Devleti kurulması gerektiğini ifade etti. Türkiye Devleti’nin Osmanlı Devleti’nin devamı niteliğinde olduğunu söyleyen Mustafa Akpınar, Türkiye Yüzyılı’nda Mekke Antlaşması ile İslam birliğinin temellerinin atıldığını ve bütün Orta Doğu’nun Türkiye’nin önderliğinde ilerleyeceğini belirtti. Kudüs Valiliği için İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin ismini zikretti.
Amerika Birleşik Devletleri, Birleşmiş Milletler ve Avrupa’nın iki devletli çözüme odaklandığını belirten Mustafa Akpınar, sınırların düzenlenmesi koşuluyla bu çözümün bugün için kabul edilebilir bulunduğunu ifade etti. Binyamin Netanyahu hükümetinin değişmesiyle ilişkilerin farklı bir şekle bürüneceğini kaydeden Mustafa Akpınar, Gazze’nin yeniden inşası ve ihyasının tamamlanması gerektiğini vurguladı.
Kudüs’teki Mescid-i Aksa’nın Hazreti Muhammed’in emaneti olduğunu hatırlatan Mustafa Akpınar, Cumhur İttifakı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın duruşuyla bu konuların çözüleceğini ifade ederek yazısını tamamladı.



















