Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 2025/2026 dönemi için açıkladığı kabuklu fındık alım fiyatları, üreticiler arasında tartışma yarattı. Bir kesim fiyatları olumlu karşılarken, beklentisi daha yüksek olanlar karara tepki gösterdi.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın duyurduğu TMO fındık alım fiyatları, üretici camiasını ikiye böldü. Bir süredir piyasayı yakından takip eden ve maliyet artışları nedeniyle yüksek bir fiyat bekleyen fındık üreticileri, açıklanan rakamlara farklı tepkiler verdi. Kimileri fiyatları yeterli bulup memnuniyetini dile getirirken, kimileri ise belirlenen fiyatların beklentilerinin çok altında kaldığını belirterek hayal kırıklığı yaşadı.
TMO’nun duyurusuna göre, %50 sağlam iç fındık esasına göre belirlenen alım fiyatları şu şekilde:
- Giresun kalite fındık: 200,00 TL/Kg
- Levant kalite fındık: 195,00 TL/Kg
Bu fiyatların yanı sıra, randımana göre ek prim sistemi de devam ediyor. %50 randımanın üzerindeki her 1 puanlık artış için Giresun kalite fındıkta 4,00 TL, Levant kalite fındıkta ise 3,90 TL ek ödeme yapılacak.
Alım süreci ise 25 Ağustos’ta başlayacak ve randevu sistemiyle yürütülecek. Üreticiler, randevularını 18 Ağustos’tan itibaren TMO iş yerleri, internet sitesi veya E-Devlet üzerinden alabilecekler.
Tepkilerin Odağındaki Fiyatlar
Açıklanan fiyatlar, üreticiler arasında geniş bir tartışma başlattı. “İyi fiyattır, bu devirde daha ne olsun” diyen bir grup üretici, maliyetlerin arttığını kabul etmekle birlikte, bu fiyatların emeklerinin karşılığı olduğunu savundu. Ancak diğer bir grup ise, artan gübre, mazot ve işçilik maliyetlerini göz önünde bulundurarak belirlenen fiyatların yetersiz olduğunu öne sürdü. Sosyal medyada ve üretici platformlarında, fiyatların “açıklananın çok daha üzerinde olması gerektiği” yönünde sert eleştiriler yapıldı. Fındık üreticileri, TMO’nun fiyat belirlemede piyasanın gerçeklerini yeterince dikkate almadığını iddia etti.
TMO, yeni hasat sezonunun ve alım fiyatlarının tüm üreticiler için hayırlı olmasını dilerken, bu açıklama, fındık piyasasında bir süredir devam eden belirsizliği giderse de, üreticiler arasındaki fikir ayrılığını da derinleştirdi.





