Türkiye’nin en önemli tarım merkezlerinden biri olan Sakarya’da, 2026 yılı buğday ve arpa taban fiyatlarının ilan edilmesinin ardından tarım sektörü temsilcileri ve üreticilerden tepkiler yükselmeye başladı. Yüksek girdi maliyetleri karşısında açıklanan %20’lik fiyat artışının yetersiz kaldığını belirten Sakaryalı üreticiler, tarım sektörünün sürdürülebilirliği için acil destek paketlerine ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor. Sektör temsilcileri ve siyasiler, mevcut taban fiyat politikasıyla yerli üretimin büyük bir darbe alacağı uyarısında bulunuyor.

Yaşanan ekonomik gelişmeler ve üreticinin içinde bulunduğu zor duruma ilişkin bir açıklama da siyaset kanadından geldi. Demokrat Parti Sakarya Eski İl Başkanı İsmail Ergül, tarım sektörünün içinde bulunduğu çıkmazı sert sözlerle eleştirdi. İsmail Ergül, açıklamasında tarımın bir ülkenin milli güvenlik meselesi olduğuna dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: “Tarım sektörü şu anda kelimenin tam anlamıyla alarm veriyor. Açıklanan taban fiyatlar, çiftçimizin gece gündüz demeden döktüğü alın terini, toprağa gömdüğü emeği ve en önemlisi her geçen gün katlanarak artan girdi maliyetlerini kurtarmaya yetmiyor. Üreticimizi borç sarmalına iten bu fiyat politikası, sadece çiftçiyi değil, önümüzdeki süreçte ekmek bulmakta zorlanacak olan tüketicinin kendisini de vuracaktır. Tarımda acil ve radikal destek adımları atılmazsa, yarın ekecek toprak, üretecek çiftçi bulamayacağız.”

Dönüm Başına Üretim Maliyeti 7 Bin 250 TL’yi Aştı
Sahadan alınan güncel piyasa analizleri ve bizzat üreticilerden toplanan reel maliyet verileri, tarımsal üretimin ne denli zor bir eşiğe geldiğini gözler önüne seriyor. Amortisman ve makine yıpranma giderleri tamamen hariç tutulduğunda bile, 1 dönüm buğdayın ortalama üretim maliyeti 7.250 TL seviyesine ulaştı. Tarım girdilerinde yaşanan fahiş artışlar üreticinin kar marjını tamamen sıfırlarken, özellikle tarla kiralarındaki (icar) önlenemeyen yükseliş maliyetleri tetikleyen en büyük unsurlardan biri haline geldi.
Üretim kalemlerine göre hazırlanan dönüm başına yaklaşık maliyet tablosu şu şekilde netleşti:
| Maliyet Kalemi | Dönüm Başına Tutar (TL) |
| Arazi Kirası (İcar Bedeli) | 3.000 TL |
| Gübre Gideri | 1.000 TL |
| Tohum Gideri | 900 TL |
| Sürüm, Izgara ve Mazot Bedeli | 900 TL |
| Zirai İlaçlar (Ot, Böcek ve Kök) | 600 TL |
| Hasat Bedeli (Biçerdöver) | 500 TL |
| Ekim İşçiliği | 350 TL |
| Toplam Ortalama Maliyet (Amortismansız) | 7.250 TL |
En Yüksek Verimde Bile Gelir Maliyeti Karşılamıyor
Bölgedeki tarım arazilerinden dönüm başına ortalama 350 ila 400 kilogram arasında buğday elde edildiğini ifade eden ziraat uzmanları, iklim şartlarının en iyi gittiği ve en üst sınır olan 400 kilogram ürünün alındığı en iyimser senaryoda dahi, mevcut taban fiyatlarla elde edilen gelirin maliyet sınırını aşamadığına dikkat çekiyor. Çiftçilerin ancak buğday sap ve samanını yan ürün olarak piyasaya satarak ceplerinden çıkan net zararı kapatmaya çalıştığı, ana üründen ise hiçbir şekilde kazanç sağlayamadığı belirtiliyor.
Tehlike Büyük: Tüketici Daha Yüksek Fiyatlarla Karşılaşabilir
Sektör temsilcileri ve Demokrat Parti kanadı, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için geçici pansuman tedaviler yerine kalıcı, yapısal çözümler üretilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Girdi maliyetlerinin bu seviyede kalması ve taban fiyatların yetersizliği durumunda, gelecek sezon birçok çiftçinin tarlasını boş bırakarak ekim yapmaktan tamamen vazgeçebileceği uyarısı yapılıyor. Yerli üretimin azalmasının kaçınılmaz olarak ithalatı artıracağını belirten uzmanlar, bu durumun nihai tüketiciye çarşıda, pazarda ve fırında yüksek enflasyon, pahalılık ve gıda krizi olarak yansıyacağını ifade ediyor. Yaşanan bu girdaptan çıkış için hükümete; mazot, gübre ve tohumda acil ve doğrudan destek verilmesi çağrısında bulunuluyor.





