Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Türk yargı sisteminde tartışma yaratan “Terör örgütüne üye olup suça karışmamak” nitelemesine savaş açtı. Paylaştığı videoyla adeta ateş püsküren Özcan, “Milletin aklıyla alay etmeyin” diyerek Ankara’ya sert bir mesaj gönderdi.
BOLU – Türkiye siyasetinin en aykırı ve net konuşan isimlerinden biri olan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, bu kez bir hukukçu kimliğiyle masaya yumruğunu vurdu. Sosyal medya platformları üzerinden yayınladığı bir video ile gündemi sarsan Özcan, terörle mücadelede kullanılan bazı hukuki tanımlamaların terörü meşrulaştırma riski taşıdığını savundu.
“HUKUKÇU OLARAK İSYAN EDİYORUM”
Asıl mesleği avukatlık olan Başkan Özcan, son dönemde bazı yargı kararlarında ve siyasi söylemlerde yer alan “Terör örgütüne üye olmakla birlikte suça karışmamak” tabirini “mantık dışı” olarak niteledi. Özcan, terör örgütü üyeliğinin kağıt üzerinde kalan bir statü değil, doğrudan bir suç faaliyeti olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:
“Bakın, bir tabir kullanılıyor; ‘Terör örgütüne üye olmakla birlikte suça karışmamak’… Arkadaşlar, kendinize gelin! Terör örgütüne üye olmak zaten başlı başına Türk Ceza Kanunu’na göre en ağır suçlardan biri değil midir? Siz kimi, neye ikna etmeye çalışıyorsunuz? Bu aziz Türk milletini enayi yerine koymaya çalışmayın!”
VİDEOLU KANITLA SESLENDİ: “İZLEYİN VE GÖRÜN!”
Paylaşımına eklediği videonun satır aralarının iyi okunması gerektiğini vurgulayan Özcan, terörle mücadelenin sadece sahada değil, dilde ve hukukta da tavizsiz yürütülmesi gerektiğini belirtti. Özcan, bu tür tanımlamaların toplum vicdanında derin yaralar açtığını ve terör örgütlerine karşı yürütülen psikolojik savaşı zayıflattığını iddia etti.
SOSYAL MEDYA BU ÇIKIŞLA ÇALKALANIYOR
Yavuz Çakar’ın derlediği bilgilere göre; Özcan’ın bu sert çıkışı kısa sürede on binlerce izlenmeye ulaştı. Özellikle milliyetçi ve ulusalcı kanatta büyük destek gören açıklama, “hukukta gri alan olmaz” yorumlarını beraberinde getirdi. Bazı hukukçular Özcan’ın teknik eleştirisine hak verirken, siyasi analizciler bu hamleyi Özcan’ın “ulusal siyatteki yerini sağlamlaştırma adımı” olarak değerlendirdi.





