Yargıtay 12. Ceza Dairesi, izinsiz define arama suçunun yasal şartlarını yeniden tanımlayan emsal bir karara imza attı. Yüksek mahkeme, her türlü izinsiz kazı faaliyetinin doğrudan suç kapsamına girmeyeceğine, eylemin cezalandırılabilmesi için arama yapılan yerin özel bir hukuki niteliğe…
Kamuoyunda uzun süredir kulaktan kulağa yayılan “İzinsiz yapılan her türlü define araması doğrudan suç teşkil eder” algısı, Yargıtay 12. Ceza Dairesi tarafından verilen emsal niteliğindeki kararla yeni bir hukuki boyut kazandı. Yüksek mahkeme, izinsiz define arama suçunun oluşabilmesi için arama yapılan alanın hukuki statüsünü ve konumunu ana kriter olarak belirledi.
YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ’NDEN DİKKAT ÇEKEN İÇTİHAT
Yargıtay 12. Ceza Dairesi tarafından karara bağlanan dosya kapsamında (Esas No: 2020/11816, Karar No: 2023/5842), izinsiz define arama eyleminin ceza kanunları ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu çerçevesinde suç oluşturabilmesi için net şartlar ortaya konuldu. Kararda; izinsiz define arama suçunun yasal unsurlarının teşekkül edebilmesi için fiilin gerçekleştirildiği yerin belirli hukuki vasıflara sahip olması gerektiği vurgulandı.
SUÇUN OLUŞMASI İÇİN ARANAN İKİ TEMEL KOŞUL
Yüksek mahkemenin karar metninde yer alan detaylara göre, bir alanda yapılan izinsiz aramanın cezai yaptırıma tabi tutulabilmesi için şu şartlardan en az birinin bulunması gerekecek:
- Tescilli Kültür Varlığı Alanı Olması: Arama yapılan taşınmazın resmi makamlarca tescil edilmiş bir sit alanı veya kültür varlığı bölgesi içerisinde yer alması.
- 2863 Sayılı Kanun Kapsamındaki Yerler: İlgili mevzuat uyarınca devlet koruması altında bulunan ve korunması zorunlu alanlardan biri olması.
ALANIN NİTELİĞİ DAVANIN KADERİNİ TAYİN EDİYOR
Yüksek mahkeme, söz konusu vasıfları taşımayan, tescilsiz veya koruma alanı ilan edilmemiş sıradan arazilerde gerçekleştirilen izinsiz arama eylemlerinde suçun yasal unsurlarının oluşmayabileceğine dikkat çekti. Eylemin gerçekleştiği coğrafi ve hukuki konumun, yargılama sürecinde doğrudan belirleyici unsur olduğu ve şartlar sağlanmıyorsa ceza verilemeyeceği içtihat edildi.
HUKUKÇULAR UYARIYOR: “HER ALAN İZİNSİZ ARAMAYA AÇIK DEĞİLDİR”
Hukuk uzmanları, kararın yanlış yorumlanmaması gerektiğinin altını çiziyor. Belirli bir alanın tescilsiz olması durumunda dahi çevreye, özel mülkiyete verilen zararlar veya tespit edilen diğer mevzuat ihlallerinin farklı hukuki yaptırımlar doğurabileceğini belirten yetkililer, arama faaliyetlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki mevzuata uygun şekilde izin alınarak yürütülmesi gerektiğini hatırlatıyor.



















