Türkiye’nin dört bir yanında, gençlerimizi ve geleceğimizi tehdit eden Metamfetamin (MET, KRİSTAL veya CAM) bağımlılığına karşı acil ve topyekûn bir mücadele başlatılması çağrısı yapıldı. Uzmanlar ve sivil toplum kuruluşları, bu yıkıcı uyuşturucunun yaş sınırını çocuk yaşlara kadar indirdiğine dikkat çekerek, tüm kurumları ve vatandaşları bu “büyük tehlikeye” karşı tek yumruk olmaya davet ediyor.
GENÇLİĞİ BİTİREN TEHLİKE: METAMFETAMİN
Metamfetamin, yüksek bağımlılık yapıcı etkisi ve yıkıcı sonuçlarıyla uzmanlar tarafından “en büyük tehlike” olarak nitelendiriliyor. Ülkemizin, ilimizin ve ilçelerimizin geleceği olan gençlerin bu bataklığa çekilmesi, toplumsal yapıyı derinden sarsıyor. Haberde, bu “pislikten” gençleri koruma misyonunun sadece bir kurumun değil, tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğu vurgulanıyor.
“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın demeyelim; o yılan illaki bir gün bize de dokunacak,” ifadeleriyle, her vatandaşın kendi çocuğu, torunu veya kardeşi üzerinden bu soruna duyarlılık göstermesi gerektiği belirtiliyor.
CEZALARDAN ÇÖZÜME: KURTARICI FORMÜL
Gençleri bu bataklıktan kurtarmanın yolunun sadece cezai yöntemlerden geçmediği, çok yönlü ve yapıcı bir yaklaşım gerektirdiği belirtiliyor. Bu bağlamda, atılması gereken öncelikli adımlar şöyle sıralanıyor:
- İstihdam Yaratmak: Gençlere umut ve gelecek vaat eden iş imkanları sunarak onları boşluğa düşmekten korumak.
- Spora Yönlendirme: Enerjilerini ve yeteneklerini pozitif alanlara kanalize etmek için spor ve kültürel faaliyetlere erişimi artırmak.
- Bağımlılıkla Mücadele Tesisleri: Tedavi ve rehabilitasyon için yeterli sayıda modern tesis kurmak.
- Topluma Kazandırma: Bağımlıları ve risk altındakileri dışlamak yerine, sevgi ve anlayışla topluma yeniden kazandırmak.
BİRLİK VURGUSU: MENFAATLERİ BİR KENARA KOYALIM
Toplumsal mücadele çağrısının en kritik noktası ise “Birlik ve Beraberlik” vurgusu. Metin, siyasi görüş, çıkar ve menfaat farklılıklarının bir kenara bırakılması gerektiğini açıkça ifade ediyor:
“Menfaatlerimizi, çıkarlarımızı, cebimizi, zevkimizi bir kenara koyalım. Ben yaptım, o yaptı kavgası da bir kenara koyalım. Kimin yaptığı veya yapacağı önemli değil; o parti bu parti hiç önemli değil. Yeter ki Bir olalım, Biz Olalım, hep beraber bu pisliği yenelim. Yoksa hepimiz kaybedeceğiz.”
Devlet Kurumları, Siyasi Partiler, Sivil Toplum Kuruluşları (STK’lar) ve tüm Vatandaşların ortak bir “biz” ruhuyla hareket etmesi, gençliğimizi kurtarmanın ve yarınlarımızı güvence altına almanın tek yolu olarak gösteriliyor.





