Tarihçi Yazar Mustafa Akpınar, Türkiye’nin mevcut jeopolitik konumu, iç güvenlik stratejileri ve bölgesel tehditler ışığında “Terörsüz Türkiye” hedefi ile çerçeve yasa çalışmalarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda ülkenin savunma odaklı anlayıştan proaktif bir stratejiye geçtiğini belirten Mustafa Akpınar, iç cephenin tahkim edilmesinin dış politikadaki gücü doğrudan belirleyeceğini vurguladı.
Tarihi Tecrübe: Güçlü İç Cephe Stratejisi
Tarih boyunca Türk devlet yapısında iç güvenliğin her zaman öncelikli olduğunu hatırlatan Mustafa Akpınar, Osmanlı Devleti dönemindeki sefer hazırlıklarını örnek gösterdi. Padişahların sınır ötesi harekatlara girişmeden önce ülke içindeki emniyeti tam anlamıyla sağladıklarını ifade eden Mustafa Akpınar, günümüzde de benzer bir stratejik aklın devreye girmesi gerektiğini belirtti. Bölgesel risklerin ve İsrail merkezli güvenlik tehditlerinin arttığı bir dönemde, Türkiye’nin sarsılmaz bir iç bütünlüğe sahip olmasının hayati önem taşıdığını dile getirdi.
Çerçeve Yasanın Mahiyeti ve Devletin Bekası
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından gündeme taşınan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yasal bir zemine oturtulan “Terörsüz Türkiye” vizyonunun bir af düzenlemesi olmadığının altını çizen Mustafa Akpınar, bu sürecin tamamen devletin bekası, vatanın geleceği ve milletin huzuru için kurgulandığını söyledi. Proje ve düzenlemeleri eleştiren kesimlerin jeopolitik tehlikelerin farkında olmadığını belirten Mustafa Akpınar, şehit ve gazi ailelerinin hassasiyetlerinin devletin ana kırmızı çizgisi olduğunu ve sürecin kimseyi incitmeden yürütüldüğünü kaydetti.
Toplumsal Huzur ve Misak-ı Milli Hedefleri
Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh, bütün vatandır” sözünü hatırlatan Mustafa Akpınar, Türk vatanının bölünmez bütünlüğüne dikkat çekti. “Terörsüz Türkiye” hedefinin yasal güvencelerle tamamlanarak tek bir şehit dahi verilmeyecek bir huzur ortamının inşa edilmesi gerektiğini savunan Mustafa Akpınar, güçlenen Türkiye’nin Misak-ı Milli vizyonu doğrultusunda Balkanlar’dan Orta Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada tarihi ve kültürel etkisini yeniden üst seviyeye çıkaracağını ifade etti.
Bölgesel Tehditler ve Milli Kararlılık
Türkiye’ye yönelik örtülü veya açık tehdit oluşturan FETÖ terör örgütü, İsrail, Yunanistan ve küresel güç odaklarına karşı Türk milletinin tarih boyunca gösterdiği direnci tekrarlayacağını vurgulayan Mustafa Akpınar, iç ve dış güvenlik dengelerinin doğru kurulmasıyla Türkiye’nin geleceğe çok daha emin adımlarla yürüyeceğini belirterek sözlerini tamamladı.