ANKARA Anayasa Mahkemesi (AYM), motorlu bisikletlerin karıştığı kazalarda hukuki sorumluluğun Karayolları Trafik Kanunu yerine genel hükümlere (Türk Borçlar Kanunu) tabi olmasını öngören kuralın Anayasa’ya uygun olduğuna karar verdi. Mahkeme, bu araçlar için zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmamasının hak arama özgürlüğünü engellemediğine hükmetti.
İtirazın Gerekçesi: “Ticari Kazanç Var Ama Sigorta Yok”
Yerel bir mahkeme tarafından yapılan itiraz başvurusunda; motorlu bisikletlerin (scooter, moped vb.) ticari faaliyetlerde yoğun olarak kullanıldığı, işletenlerin kazanç sağladığı ancak kaza anında zorunlu trafik sigortası kapsamında olmadıkları belirtildi. Başvuruda, mağdurların sağlık giderlerinin SGK tarafından karşılanmaması ve sigortacıya başvurulamamasının Anayasa’nın eşitlik ve mülkiyet haklarına aykırı olduğu ileri sürüldü.
AYM: “Kanun Koyucunun Takdir Yetkisidir”
Dosyayı inceleyen Yüksek Mahkeme, motorlu bisikletlerin ve motorsuz araçların, diğer motorlu taşıtlar kadar büyük bir tehlike yaratmadığına dair kanun koyucunun bir değerlendirme yaptığını belirtti. Kararda, belli bir hız ve motor büyüklüğüne ulaşmayan araçların zorunlu sigorta kapsamı dışında tutulmasının yasamanın takdir yetkisinde olduğu vurgulandı.
Sigorta Olmasa da İşleten Sorumlu
Anayasa Mahkemesi değerlendirmesinde şu önemli noktalara dikkat çekti:
-
Borçlar Kanunu Devrede: Trafik Kanunu’nda özel bir düzenleme olmasa dahi, kazadan doğan zararlar Türk Borçlar Kanunu’nun “haksız fiil” ve “tehlike sorumluluğu” (Madde 71) hükümleri çerçevesinde işleten ve sürücüden talep edilebilir.
-
Hak Arama Yolu Açık: Adam çalıştıranın sorumluluğu ve ev başkanı sorumluluğu gibi genel hukuk kuralları, mağdurların zararlarının giderilmesi için yeterli hukuki zemin sunmaktadır.
-
Pozitif Yükümlülük: Mevcut düzenlemelerin devletin kişinin maddi ve manevi varlığını koruma yükümlülüğü ile çelişmediği ifade edildi.
Karar: Anayasa Mahkemesi, açıklanan gerekçelerle kuralın Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine oybirliğiyle karar verdi.





