Kamu kurumlarında “kayıt yasağı” zırhına bürünen disiplinsizlik, artık kurumsal bir yolsuzluğa dönüştü. İşe gelmeyen personelin kartını başkasının bastığı “hayalet mesai” düzeni ve “o arkadaş henüz gelmedi” bahanesiyle bekletilen vatandaşlar, devlet kapısında adeta sabır sınavı veriyor.
Haber : Yavuz ÇAKAR – Kamu kurum ve kuruluşlarında devlet ciddiyeti yerini keyfiyete bıraktı. Personel devam takip sistemlerindeki (PDKS) açıklar, biyometrik doğrulama (yüz tanıma/göz teması) eksikliğiyle birleşince, kamu tarihindeki en büyük disiplinsizlik vakalarından biri patlak verdi.
Çekmecedeki Kartlar, Hayalet Mesailer!
İddialar kan dondurucu: İşe hiç uğramayan personeller, giriş kartlarını güvenlik görevlilerine veya önceden anlaşmalı mesai arkadaşlarına bırakıyor. Kurum girişindeki çekmecelere gizlenen bu kartlar, sabahın erken saatlerinde “başkaları” tarafından basılarak, gelmeyen personel “işteymiş” gibi gösteriliyor. Biyometrik kontrolün yapılmadığı her dakika, devletin kasasından haksız maaşlar akmaya devam ediyor. Göz Temeslı İşe Sistem Gerekiyor:
“O Arkadaş Gelmedi, Biz Anlamayız!”
Vatandaşın çilesi sadece usulsüzlükle bitmiyor. Mesai saati başlamasına rağmen keyfi olarak işe geç gelen personeller yüzünden hizmet durma noktasına geliyor. Kuruma giden vatandaş, “İşinize bakan arkadaş henüz gelmedi, biz onun işinden anlamayız” cevabıyla karşılaşıyor. Aynı odada oturan diğer personellerin, meslektaşının işini üstlenmek yerine vatandaşı kapıda bekletmesi, kamudaki iş birliği ve hizmet aşkının tamamen bittiğini kanıtlıyor.
Sağlıkta “Sabır Taşı” Çatladı!
Özellikle Sağlık Ocakları ve Hastanelerde, şifa bekleyen hastalar doktor ve hemşirelerin “sabır taşı” muamelesine maruz kalıyor. Vatandaşı tahrik ederek tartışma başlatan, ardından “Beyaz Kod” ve polis gücüyle vatandaşı mahkeme kapılarına sürükleyen bazı sağlık personelleri, kamudaki “kibir duvarının” en sert örneğini sergiliyor.
Denetim Mekanizması “Kör ve Sağır”
Vatandaşın haklı isyanına “İstediğin yere şikayet et” küstahlığıyla yanıt veren personeller, arkalarındaki denetimsizliğe güveniyor. Görüntü almanın yasaklanmasını usulsüzlüklerini gizlemek için kalkan yapan bu zihniyet, kamu kurumlarını babasının çiftliği gibi yönetiyor.





