ÖZEL HABER / YAVUZ ÇAKAR
DÜZCE – Düzce’de Kadın Emeği Merkezinde mütevazı atölyesinde, sadece kendi azmi ve birebir eğitimle bir çikolata imparatorluğunun temellerini atan Hacer Çarşambalıoğlu, başarı hikayesiyle yerel esnafa ilham veriyor. 2025 yılının Şubat ayında başlayan bu tatlı yolculukta ne bir kurum desteği ne de bir banka kredisi kullandı. Çarşambalıoğlu, azmin ve tutkunun birleştiği o eşsiz lezzetleri Düzce’den tüm Türkiye’ye gönderirken, sorularımızı cevapladı.
Çikolata üretimine başlama kararınız ne zaman ve nasıl ortaya çıktı?
Hacer Çarşambalıoğlu: Aslında her şey 2025 yılının Şubat ayında başladı. Ankara’da, Şenay Yiğci şefimizden üç günlük bir birebir özel eğitim aldım. Bu eğitim, benim çikolata dünyasına giriş kapım oldu. Bu kararı almamdaki temel motivasyon ise sanırım sevdiğim bir işi tutkuyla yapmak istememdi.
İlk eğitimi aldıktan sonraki pratik süreç nasıl ilerledi? Düzce’deki atölyenizde mi pekiştirdiniz?
Hacer Çarşambalıoğlu: İlk üç günlük eğitimi tamamladıktan sonra durmadım. Aldığım bilgileri hemen evde ve Düzce’deki mutfağımda pekiştirmeye, sürekli denemeler yapmaya başladım. Baktım ki bu işi gerçekten çok seviyorum ve kendimi geliştiriyorum. Ardından tekrar Ankara’ya gidip iki gün daha eğitim aldım. Ama bu eğitimler sadece başlangıçtı. Asıl gelişim, mutfakta sürekli çalışarak ve pratik yaparak oldu.
Kendinizi geliştirme sürecinizde kaç çeşit ürün denemesi yaptınız? Özellikle hangi tatlara ulaştınız?
Hacer Çarşambalıoğlu: Eğitimde dört çeşit çikolata yapmayı öğrendiysem, eve geldiğimde bunu en az 10-15 çeşide kadar çıkarttım. Klasik pralinlerden fındıklı, fıstıklı ve yöresel lezzetleri çikolata ile buluşturan özel drajeler üretmeye başladım. Dersime çok iyi çalıştım diyebilirim. Benim inancım şudur: Bir insan isterse yapamayacağı hiçbir şey yoktur, yeter ki azmetsin ve severek yapsın. Bu azimle, sürekli yeni reçeteler denedim ve kendimi ilerlettim.
Bu süreçte herhangi bir devlet kurumu, KOSGEB gibi bir program ya da bankadan destek aldınız mı?
Hacer Çarşambalıoğlu: Hayır, kesinlikle hiçbir kurumdan destek almadım. Maddi ya da manevi hiçbir programa da dahil olmadım. İşimi tamamen aldığım özel eğitim ve kendi birebir çalışmalarım üzerine kurdum. Karar verdim ve başladım. O kadar.
Geçmişteki bir yarışma deneyiminizden bahsetmiştiniz. Orada ne yaşandı ve bu size ne öğretti?
Hacer Çarşambalıoğlu: Evet, bir yarışma deneyimim oldu. Orada Hülya Hoca’nın değerlendirmesine göre lezzette birinci oldum. Ancak maalesef pastamın dış sıvaması (dış kutu dediği sıvası) bozulduğu için estetik açıdan puan kaybederek üçüncü olduğumu söyledi. Bu da bana, lezzetin yanı sıra sunumun ve profesyonel görüntünün de ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.
Son olarak, Düzceli hemşehrilerinize bir mesajınız var mı?
Hacer Çarşambalıoğlu: Şu anda kaç kişi olduğumuzun bilgisini vermemiştim. Ancak bu süreçte tamamen birebir özel eğitimle başladım ve işi kurma aşamasına kadar tamamen kendi azmimle ve çalışmalarımla ilerledim. Tutkularının peşinden gitmek isteyen herkese, “Sevdiğiniz işi yapın ve asla pes etmeyin” demek isterim.
Başarı, Düzce’den Tüm Türkiye’ye Ulaşıyor!
Hacer Çarşambalıoğlu’nun hikayesi, kurumsal destek beklemek yerine, azimle ve sevgiyle yapılan işin kısa sürede Düzce’den başlayarak ulusal pazarda dahi başarıya ulaşabileceğinin en güzel örneğini sunuyor.
Adres : Fevzi Çakmak Mahallesinde Düzce İl Özel İdaresi Yanı Kadın Emeği Merkezi.





