Anahtar Parti Düzce Merkez İlçe Teşkilat Başkanı’ndan Fındık Tepkisi: “Milletvekilleri Tüccarların Değil, Milletin Vekili Olun”
Karadeniz Bölgesi’nde fındık hasadının başlaması ile birlikte serbest piyasadaki fiyat belirsizliği ve üreticinin yaşadığı mağduriyet yeniden gündeme taşındı. Yıllardır olumsuz iklim şartları ve kahverengi kokarca zararlısı nedeniyle ciddi rekolte kayıpları yaşayan fındık üreticileri, bu sezon ürünün kaliteli ve bol olmasına rağmen serbest piyasada fiyatların düşmesinden ve büyük fındık şirketleri ile tüccarların insafına bırakılmaktan şikayetçi. Sorumsuz piyasa koşullarına ve sessiz kalan yetkililere tepki gösteren Anahtar Parti Düzce Merkez İlçe Teşkilat Başkanı, sosyal medya hesabından zehir zemberek bir açıklama yayımladı.
Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada fındık taban fiyatı ile serbest piyasadaki rakamlar arasındaki devasa uçuruma dikkat çeken Anahtar Parti Düzce Merkez İlçe Teşkilat Başkanı, yetkililere sert sorular yöneltti. Fındık taban fiyatının ne anlama geldiğini Karadeniz Bölgesi milletvekillerine soran İlçe Başkanı, “Taban fiyat 250 TL açıklanıyor; serbest piyasada ise fındık 135 TL, 140 TL, 150 TL ve 170 TL bantlarında alınıyor. Uyanın! Tüccarlar ne tuttursa o fiyattan fındık alıyor. Fındık üreticisinin emeğini çalıyor, kanını emiyor. Karadeniz Bölgesi’nin milletvekilleri, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), FİSKOBİRLİK yetkilileri ve Ziraat Odaları neden sessiz kalıyor? Milletvekilleri tüccarların adamı olmayın; milletin ve vatandaşın milletvekili olun!” ifadelerini kullandı.
“Yıllardır Kokarca İle Mücadele Ettik, Şimdi Piyasa Şartlarıyla Boğuşuyoruz”
Açıklamada, üreticinin yıllardır zararlılar ve iklim koşullarıyla mücadele ettiği, tam rekolte düzeldi derken bu kez ekonomik cenderenin içine itildiği vurgulandı. Serbest piyasada fındık fiyatlarının düşük seyretmesinin, yüksek girdi ve işçilik maliyetleri karşısında üreticiyi çaresiz bıraktığını belirten İlçe Başkanı, mevcut piyasa koşullarının tamamen fındık tüccarları ve büyük şirketlerin lehine işlediğini dile getirdi. Üreticinin kendi masraflarını dahi karşılayamadığına dikkat çekilerek, alın terinin karşılığının verilmesi gerektiği kaydedildi.
“Süleyman Demirel Dönemindeki Devlet Aklı Hatırlatıldı”
Açıklamada, geçmiş yıllarda yaşanan fındık krizlerinde uygulanan devlet politikalarına da atıfta bulunularak 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel dönemi örnek gösterildi. Dış pazar alımlarının durduğu dönemlerde devlet adamlığı sergilenerek fındığın devlet güvencesiyle satın alındığı, kışlalarda ve okullarda dağıtılarak üreticinin serbest piyasaya ezdirilmediği hatırlatıldı. Günümüzde de benzer bir koruyucu devlet politikasının hayata geçirilmesi gerektiği savunulurken; geçmişte fındık geliriyle ev, araba alınan ve düğün yapılan günlerin geride kaldığı, mevcut tablonun bölge tarımına büyük zarar verdiği ifade edildi.
“Okul ve Kredi Ödemeleri Öncesi TMO Esneklik Sağlamalı”
Okulların açılış tarihinin yaklaşması, tarımsal kredi ve borç ödemelerinin gelmesi nedeniyle üreticilerin ürünü bir an önce elden çıkarma baskısı hissettiği belirtildi. Bu durumun tüccarlar tarafından fırsata çevrilmemesi için Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) alım şartlarının derhal yeniden düzenlenmesi talep edildi. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) alım merkezlerinde rutubet, randıman ve fire oranlarında esneklik sağlanması, randevu ve ödeme süreçlerinin hızlandırılması istenerek aracıların değil, doğrudan üreticinin kazanması gerektiği vurgulandı.