DÜZCE – Düzce Belediyesi’nin henüz 17 yıllık olan hizmet binasının yıkım sürecinin başlaması, şehirde siyaset, sivil toplum ve halkı bir araya getiren büyük bir tepkiye neden oldu. Yıkımın ani ve izinsiz başladığı iddiasıyla öfkelenen Düzce kamuoyu, adliye önünde toplanarak kararı protesto etti ve hukuki süreci başlattı.
Toplantıya Anahtar Parti, Zafer Partisi il ve ilçe başkanlarının yanı sıra Düzce Kent Konseyi ve çok sayıda vatandaş katıldı. Ortak tepki, yıkımın “hukuksuz, aceleci ve kamu zararına” olduğu yönündeydi.
Kent Konseyi: “Belgesiz Yıkım Kabul Edilemez, Gerekirse Önüne Geçeriz!”
Düzce Kent Konseyi Başkanı Birol Aksu, sürecin hukuksuz ilerlediğini iddia ederek sert konuştu. Aksu, binanın yıkılmaması için dün adliyeye başvurduklarını hatırlattı ve şunları söyledi:
“Bugün sabah hiçbir resmi belge ve izin olmadan iş makineleri binaya zarar verdi. Bu, Düzce’ye zarar vermektir, kamu malını yok ediyorlar. Gerekirse yıkım makinelerinin önüne geçeceğiz. Bu binanın yıkımına asla izin vermeyeceğiz.”
Meclis Üyesi Çelik: “400 Milyonluk Binaya Hançer Saplandı”
Düzce Belediye Meclis Üyesi Mehmet Ali Çelik ise, yıkımın şeffaflıktan uzak ve gizlice başlatıldığını öne sürdü. Çelik, binanın değerine dikkat çekerek tepkisini şöyle dile getirdi:
“Sivil toplumun, siyasi partilerin ve halkın itiraz ettiği bir dönemde sabahın erken saatlerinde gizlice yıkıma başlanması kabul edilemez. Elinde hiçbir resmi belge olmayan ekipler binaya zarar veriyor. Sağlam bir binayı kusurlu hale getirmeye çalışıyorlar. Dört yüz milyonluk binaya hançer saplandı. Bu, Düzce halkının malına yapılan bir saldırıdır.”
Halkın Ortak Tepkisi: “O Bina Bizim Paramızla Yapıldı!”
Adliye önünde toplanan vatandaşlar, yıkım kararını en sert dille eleştirdi. Sesini yükselten bir vatandaşın şu sözleri tepkinin özetini oluşturdu:
“Biz seçtik, biz yaptık o binayı. Vergilerimizle yaptık, bize sormadan nasıl yıkarlar? 17 yıllık bir binayı çöpe atacak kadar zengin bir ülke değiliz. Halkın sesi dinlenmiyor. ‘Ben yaptım oldu’ devri bitti!”
Anahtar Parti İl Başkanı Metin Topal, yıkımı “kamuoyuna sorulmadan yapılan bir darbe girişimi” olarak nitelendirirken; Zafer Partisi İl Başkanı Hülya Eroğlu ise, yıkım sırasında pencere, kapı ve teknik ekipmanların zarar görmesine dikkat çekerek bunun “büyük bir israf” olduğunu belirtti.
Tepkili gruplar, yıkımın derhal durdurulması ve sorumlular hakkında işlem yapılması talebiyle Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı. Gözler, bundan sonraki hukuki sürece ve belediyenin yıkım konusundaki resmi açıklamasına çevrildi.








