Milletin efendisi olan çiftçimizin mağdur edilmesine müsaade etmeyiz. Onlar, ülkemizin tarımsal üretiminde en önemli rolü oynayan, toprağı işleyen, ürünlerini emekle yetiştiren emektarlarımızdır. Çiftçilerimiz, bizlere gıda güvenliğini sağlayan, sofralarımıza bereket getiren kıymetli insanlardır.
Hiç kimse kusura bakmasın, sicili bozuk olanların eli öpülesi çiftçilerimizi istismar ederek buradan bir siyasi rant devşirmesine izin vermeyiz. Çiftçilerimizin emeği ve alın teri üzerinden prim yapmaya çalışanlara karşı duruşumuz nettir. Onları her daim koruyacak, haklarını savunacak ve ihtiyaç duydukları desteği sağlayacağız.
Çiftçilerimize yönelik yapılan haksızlıklar ve mağduriyetler, yalnızca onların değil, aynı zamanda ülkemizin tarımsal geleceğinin de zarar görmesine neden olur. Bu yüzden, çiftçilerimizin refahını artırmak, üretim koşullarını iyileştirmek ve onlara hak ettikleri değeri vermek, öncelikli görevimizdir.
Gelin, hep birlikte çiftçilerimize sahip çıkalım, onların sesi olalım. Unutmayalım ki, güçlü bir tarım sektörü, güçlü bir ülke demektir. Çiftçilerimizin yanında olmak, geleceğimize sahip çıkmaktır.
Türkiye’nin bölgede ve ötesinde barış tesis etmeye yönelik girişimci diplomasi anlayışıyla hareket ettiğini belirten Erdoğan, terörle mücadelede kararlılıkla ilerlediklerini ifade etti. Ayrıca, Türkiye’nin 4 milyondan fazla yerinden edilmiş insana ev sahipliği yaptığına dikkat çekti ve uluslararası toplumdan daha fazla sorumluluk almasını beklediğini söyledi.
ŞİÖ’nün, Asya’da çok taraflılık hedefine katkı sağlama ve güvenlik, enerji, bağlantısallık gibi alanlarda iş birliğini sürdürme konusundaki önemini vurgulayan Erdoğan, Türkiye’nin “Yeniden Asya Girişimi” ile Asya ile olan ilişkilerini güçlendirmeyi hedeflediğini belirtti.
Bu önemli zirvede Erdoğan’ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Şi Jinping gibi liderlerle ikili görüşmeler gerçekleştirmesi bekleniyor





