ANKARA – Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 18 Eylül 2025 tarihinde verdiği kararla duruşma düzeninin bozulduğu gerekçesiyle verilen disiplin hapsi kararına ilişkin önemli bir hak ihlali tespitinde bulundu.
Mahkeme, Özgür Arıkan (2) başvurusunda (B. No: 2018/313) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36. maddesindegüvence altına alınan hükmün denetlenmesini talep etme hakkının ihlal edildiğine karar verdi.
Başvurunun Konusu
Başvurucu hakkında kasten yaralama ve tehdit suçları nedeniyle iddianame düzenlendi. İddianamenin asliye ceza mahkemesi tarafından kabul edilmesiyle birlikte kovuşturma süreci başladı.
Yargılamaya ilişkin duruşmanın ikinci celsesinde başvurucunun duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle mahkeme tarafından 1 gün disiplin hapsi uygulanmasına karar verildi.
Aynı gün içinde asliye ceza mahkemesi, disiplin hapsine ilişkin duruşma zaptını başsavcılığa göndererek kararın infaz edilmesini talep etti. Başvurucu, disiplin hapsinin infaz edilmesinin ardından serbest bırakıldı.
Başvurucunun İddiaları
Başvurucu, duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle hakkında kesin olarak verilen bir günlük disiplin hapsi kararına karşı herhangi bir kanun yoluna başvuramaması nedeniyle hükmün denetlenmesini talep etme hakkının ihlal edildiğini ileri sürdü.
Mahkemenin Değerlendirmesi
Anayasa Mahkemesi kararında, duruşmanın düzen ve disiplinini sağlamak amacıyla verilen disiplin hapsinin mahkeme kararı niteliğinde olduğunu vurguladı.
Kararda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca bu kararlara karşı kural olarak itiraz yolunun bulunmadığı belirtildi. Kanunda, duruşma düzeninin bozulması nedeniyle verilen disiplin hapsi kararlarına karşı itiraz yolunun açık olduğuna dair istisnai bir düzenlemenin de yer almadığı ifade edildi.
Mahkeme değerlendirmesinde, hükmün denetlenmesini talep etme hakkının sınırlandırılması için kullanılan aracın hedeflenen amaca ulaşmak bakımından elverişli ve hakkı en az zedeleyici nitelikte olması gerektiğini vurguladı.
Orantılılık İlkesi Vurgusu
Kararda ayrıca müdahalelerin orantılı olması gerektiği ifade edildi. Orantılılık ilkesinin, ulaşılmak istenen amaç ile bireyin hak ve özgürlükleri arasında adil bir denge kurulmasını gerektirdiği belirtildi.
Bu kapsamda mahkeme, özgürlüğü kısıtlayan yaptırımların hafif nitelikte değerlendirilmesinin mümkün olmadığını vurguladı.
Mahkemeye göre hâkimin duruşma düzenini sağlama yetkisi korunmakla birlikte, disiplin hapsi kararlarının tamamen denetim dışında bırakılması gerekli bir yöntem değildir.
Alternatif Hukuki Yollar Mümkün
AYM kararında, hâkim otoritesinin korunması amacıyla disiplin hapsi kararının derhâl uygulanmasının tek seçenek olmadığına işaret edildi.
Mahkeme, bu tür kararlara karşı acele kanun yollarının açılması ve kısa sürede inceleme yapılması gibi yöntemlerle de aynı amaca ulaşılabileceğini belirtti.
Alternatif yollar değerlendirilmeden disiplin hapsi kararlarının tamamen denetim dışında bırakılmasının gerekli bir müdahale olmadığı sonucuna varıldı.
Hak İhlali Kararı
Anayasa Mahkemesi, tüm değerlendirmeler sonucunda disiplin hapsi kararına karşı denetim imkânı tanınmamasının Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hükmün denetlenmesini talep etme hakkını ihlal ettiğine karar verdi.






