featured
  1. Haberler
  2. Gündem
  3. ALTIN MADENİ PROJESİ: “BU BİR ÇEVRE CİNAYETİDİR!”

ALTIN MADENİ PROJESİ: “BU BİR ÇEVRE CİNAYETİDİR!”

Google'da Abone Olservice
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kaplan Dede Dağı’nda Altın Madeni Arama Projesine Karşı Halkın Tepkisi Büyüyor: Batı Karadeniz’in Doğal Güzellikleri Tehlikeli!

Batı Karadeniz’in doğal zenginliklerinden biri olan Kaplan Dede Dağı’nda başlatılmak istenen altın madeni arama projesi, bölgedeki halkını ve çevrecileri girip kaldırmış durumda. Akçakoca’nın Sarıyayla Barajı havzası, Kurukavak, Karatavuk ve Çilimli Kırkharman köyleri sınırlarıda yer alan bu bölge, doğal güzellikleri ve bozulmamış ormanlarıyla dikkat çekiyor. Ancak bu bölgedeki üretim faaliyeti yapma yönündeki planlar, bölgenin içeriğine, ekosistemine ve insanlara büyük bir tehdit oluşuyor. Vatandaşlar, altın madeni arama faaliyetinin Kaplan Dede Dağı’nda geri dönüş olmayan bir çevresel felakete yol açabileceği konusunda uyarıyor.ALTIN MADENİ PROJESİ: "BU BİR ÇEVRE CİNAYETİDİR!"

KAPLAN DEDE DAĞI: BATI KARADENİZ’İN AKCİĞERLERİ TEHDİT ALTINDA

Türkiye’nin en önemli orman bölgelerinden birini barındıran Batı Karadeniz’de, yeşil bileşenlerle birlikte yaygınlaşan “akciğerleri” olarak biliniyor. Orman yangınlarıyla her yıl ciddi kayıplar yaşarken, şu anda bu bölgedeki ormanların maden projeleri ile tehditlerin ortadan kaldırıldığı bölgede büyük bir öfke yaratmış durumda. Kaplan Dede Dağı, yalnızca yerel halk için değil, Türkiye genelindeki doğaseverler için de son derece önemli bir doğal yaşam alanıdır.

Proje kapsamında binlerce hektarlık ormanlık alanda madencilik faaliyetlerinin genişletilmesi planlanıyor. Bölgede yaşayan halk, bu projeyi “doğanın intiharı” olarak nitelendiriyor. Çevreciler ve yerel aktivistler, maden faaliyetinin bu bölgede gerçekleştirilmesinin ekosisteme kalıcı zararlar ve doğal yaşamın yok olacağını vurguluyor.

ALTIN MADENİ PROJESİ: "BU BİR ÇEVRE CİNAYETİDİR!"
ALTIN MADENİ PROJESİ: "BU BİR ÇEVRE CİNAYETİDİR!"

YEREL HALKIN TEPKİSİ: “KAPLAN DEDE DAĞI’NI KURTARIN!”

Bölgedeki köylerde yaşayanlar, altın madeni projesine karşı büyük bir direniş sergiliyor. Geçtiğimiz günlerde çevre köylerden gelen kalabalık bir grup, Kaplan Dede Dağı’nda gerçekleştirilecek olan arama faaliyetlerini protesto etti. Vatandaşlar, bu projenin doğanın kalbine bir hançer saplanacağını belirterek, Türkiye’nin dört bir yanında yaşanan çevre felaketlerinin bölgelerine de sirayet etmesine izin vereceklerini ifade etti.

Protestolara katılan bir vatandaş, “Bu topraklar bize atalarımızdan miras kaldı. Ormanlar bizim geçim kaynağımız, doğamız. Maden arama çalışmaları bu doğal dengeyi yok edecek. Biz sadece kendi geleceğimizi değil, yaşayanların gelecekte de korumak için buradayız” dedi.

Protestolar sırasında yapılan açıklamalarda, bölgedeki su ortamındaki maden faaliyeti nedeniyle zararın görüleceği vurgulandı. Özellikle Sarıyayla Barajı havzasına yakınlığı nedeniyle, gösterilen suyun yol açacağı ve ekonomik faaliyetlerin olumsuz etkileneceği endişesi dile getirildi. Bu durum, özellikle fındık için büyük bir tehdit oluşturur. Karadeniz’in en önemli tarım ürünlerinden biri olan fındık, zaten son yıllarda kuraklıkla mücadele eden çiftçiler için hayati bir gelir kaynağı. Altın madeni projesinin, çiftçilerin geçiş süreçlerinin de yapılamayacağı belirtiliyor.

ALTIN MADENİ PROJESİ: “BU BİR ÇEVRE CİNAYETİDİR!”

Kaplan Dede Dağı’ndaki altın madeni arama projesi, sadece portföy değil, aynı zamanda toplumsal bir kriz de beraberinde getiriyor. Yerel halk, projeyi bir “çevre cinayeti” olarak nitelendiriyor. Bölgedeki sıcaklığın değişmesi, yaşam süresinin tükenmesi ve suyun bozulması, bu tür hastalıkların insan sağlığına olan olumsuz etkileriyle de bilinmektedir.

Çevreciler, Türkiye genelinde yaşanan benzer projelere dikkat çekerek, Kaplan Dede Dağı’nda yaşanacakların ülkenin diğer bölgelerinde yaşanan çevresel felaketlere benzememesi vurguluyor. Kaz Dağları, Artvin, Tunceli ve Manisa gibi birçok bölgesel madencilik yöntemlerinin yolunu açan tahribatlar, çevrecilerin bu projeye karşı neden bu kadar kararlı kararlı bir şekilde ortaya çıkıyor.

MADEN SAHASI RANTI VE EKOLOJİK TAHRİBAT

Kaplan Dede Dağı’ndaki anlaşmazlıklar, maden sahalarındaki rant paylaşımının yattığı iddiaları dile getiriliyor. Bölgede, zengin altın rezervlerinin olduğu belirtilirken, bu türün çoğu zaman yerel halkın ve çevrenin çıkarları yerine ekonomik kazanç odaklı olduğu biliniyor. Ancak bölge halkı, özgürleşmeye karşı kararlı bir durma sergileyerek, rant faaliyetlerine izin vereceklerini belirtiyor.

Yerel halk, bu ürünlerin doğrudan ve dolaylı sonuçlarının uzun vadeli ve bölgesel olarak dengeli ekolojiklerin birimleriyle birlikte ekonomik zararların da kaçınılmaz hale geldiğini söylüyor. Çevreciler ve toplanan ise, bu tür sistemin kısa vadeli ekonomik kazançlar uğruna uzun vadeli şiddet ve toplumsal yıkımlara yol açtığını vurguluyor.

ÇÖZÜM BEKLENTİSİ: “PROJEYİ İPTAL EDİN!”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın projeyi onaylamasıyla ilgili olarak yerel halk, kurumsale sesleniyor: “Bu projeyi durdurun!” Halk, bakanlığın projeyi onayladığı şirketlerin geri adım atmaya zorlamasını ve değiştirilmesini iptal etmek istiyor. Bölge halkı, yaşanabilecek çevresel felaketlere karşı hükümetin müdahalesinin teşvik edilmesini bekliyor.

Bölgedeki iklim koşulları ve yerel yöneticiler halkın yanında yer alarak, Kaplan Dede Dağı’ndaki maden projesine karşı mücadele ediyor. Bölgedeki doğanın korunması ve yerel halkın geçim güvenilirliğinin güvence altına alınması için, bu kalıcı savaşın iptal edilmesi gerektiği belirtiliyor.

KAPLAN DEDE’NİN HUZURU KAÇMASIN!

Yerel inanışlara göre, Kaplan Dede Dağı’nda bir yatırda mevcut ve orada bulunan kutsal kişinin huzurunun kaçmaması için bu dağın dokunulmadan korunması gerektiği düşünülüyor. Halk arasında bu inanç da projeye karşı ortaya çıkanların motivasyonlarından biri durumda. Bölgedeki tarihi ve kültürel değerlerden zarar kaybı, bu tür projelerden vazgeçilmesi gerektiği belirtiliyor.

Kaplan Dede Dağı’nın varlığı, kültürü ve insanların geçim kaynaklarıyla birlikte korunmasının doğal olarak toplumun büyük bir konsensüs halinde olduğu durumda. Umutlar, bu sızıntının iptal edilmesi ve Batı Karadeniz’in kusurlu özelliklerinin gelecek nesillere bozulmadan aktarılması yönündedir.

 

ALTIN MADENİ PROJESİ: “BU BİR ÇEVRE CİNAYETİDİR!”
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Öğle Güncellemesi 19 Şubat 2026 öğle Haber Bülteni
Giriş Yap

Bizim Düzce Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

Bizim Düzce ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir

error: Uyarı !! Sitemizde veri kopyalama engeli bulunmaktadır !...