Dünyanın en köklü ve güçlü insani yardım kuruluşlarından biri olan Türk Kızılayı, kuruluşunun 158. yıl dönümünü tüm yurtta büyük bir gurur, coşku ve geniş kapsamlı organizasyonlarla kutluyor. İyiliğin, toplumsal dayanışmanın ve şefkatin küresel sembolü haline gelen tarihi kurumun bu özel günü, manevi iklimin derinden hissedildiği, milli değerlerin öne çıktığı çok anlamlı bir programla taçlandırıldı.


Kutlama programının açılışı, milli ve manevi değerlere yakışır büyük bir ciddiyetle gerçekleştirildi. Resmi tören, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, aziz şehitlerimiz, gazilerimiz ve Türk Kızılayı‘nın kuruluşundan bugüne kadar emeği geçmiş, ebediyete irtihal etmiş tüm iyilik neferlerinin manevi huzurunda yapılan saygı duruşu ile başladı.
Saygı duruşunun hemen ardından tüm salonun tek bir ağızdan coşkuyla okuduğu İstiklal Marşı ile resmi törenin startı verildi. Katılımcılara milli birlik ruhunu derinden hissettiren bu başlangıç, 158 yıllık merhamet çınarının bu toprakların en köklü değerlerinden biri olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından program, kalplere huzur veren bir manevi atmosferle devam etti. Davetlilerin ve vatandaşların huşu içinde takip ettiği Kur’an-ı Kerim tilaveti, alanda bulunan herkese duygusal anlar yaşattı.
Okunan ayetlerin ardından eller semaya kaldırılarak hem Türkiye’nin bekası, birliği ve beraberliği hem de dünyanın dört bir yanında mazlum coğrafyalarda zor şartlar altında görev yapan Türk Kızılayı personellerinin ve gönüllülerinin selameti için dualar edildi. Maneviyatın doruğa ulaştığı bu bölüm, programın temel felsefesi olan “insani, vicdani ve ahlaki sorumluluk” bilincini bir kez daha zihinlere mühürledi.

Programın en renkli, coşkulu ve neşeli anları ise sahneye çıkan miniklerin gerçekleştirdiği sürpriz performanslarla yaşandı. Türk Kızılayı‘nın iyilik, kardeşlik ve yardımseverlik temalarını kendi dünyalarından yansıtarak işleyen sevimli miniklerin dans gösterileri kutlamalara adeta damga vurdu.
Kızılay yelekleri, şapkaları ve rengarenk kostümleriyle sahneyi dolduran geleceğin Kızılay gönüllüleri, sergiledikleri senkronize dans figürleri ve okudukları şiirlerle salondakilerden büyük alkış topladı. Protokol üyeleri başta olmak üzere tüm katılımcılara duygu dolu anlar yaşatan bu içten gösteri, 158 yıllık bu köklü çınarın gölgesinde yetişen yeni nesillerin merhamet ve yardımlaşma bilinciyle büyüdüğünün en somut göstergesi oldu.

Programın resmi konuşmalar bölümünde kürsüye çıkan protokol üyeleri ve kurum yöneticileri, Türk Kızılayı‘nın küresel bir marka haline gelen tarihsel gelişimine ve merhamet yolculuğuna değindi. Konuşmacılar, kırmızı hilalin altındaki sevgi ve şefkat hareketinin sadece Türkiye sınırlarında değil, dünyanın en uzak, en mahrum köşesindeki muhtaç insanlara kadar kesintisiz ulaştığını vurguladı.


Konuşmaların, çocuk gösterilerinin ve duaların ardından, toplumsal paylaşma, kardeşlik ve bereketin en güzel simgelerinden biri olan geleneksel aşure dağıtımına geçildi. Türk Kızılayı’nın modern aşevlerinde özenle hazırlanan binlerce kap aşure, kurulan stantlarda protokol üyeleri ve Kızılay gönüllüleri tarafından vatandaşlara tek tek ikram edildi.






