ANKARA– Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, 15 Mart dolayısıyla yayımladığı mesajda dünyada artan İslam karşıtı söylem, ayrımcılık ve şiddet olaylarına dikkat çekerek uluslararası topluma ortak mücadele çağrısında bulundu. Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen İslamofobiyle Mücadele Uluslararası Günü kapsamında yapılan açıklamada, Müslümanları hedef alan hoşgörüsüzlük ve nefret suçlarına karşı güçlü bir duruş sergilenmesi gerektiği vurgulandı.
Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, dünyanın farklı bölgelerinde Müslümanlara yönelik artan nefret söylemi, ayrımcı politikalar ve şiddet eylemlerinin uluslararası toplum açısından ciddi bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekildi. Açıklamada, bu tür eylemlerin yalnızca Müslümanları değil, insanlık onurunu ve evrensel değerleri hedef aldığı ifade edildi.
Bakanlık açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Dünyanın dört bir yanında Müslümanları hedef alan hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve şiddete karşı uluslararası toplumun ortak ve güçlü bir duruş sergilemesi önem taşımaktadır. 15 Mart İslamofobiyle Mücadele Uluslararası Günü, insan onuruna karşı işlenen her türlü suçla mücadelede ortak bir sorumluluğu da hatırlatmaktadır.”
Açıklamada ayrıca Türkiye’nin her türlü ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve ayrımcılıkla mücadelede uluslararası iş birliğini güçlendirmeye kararlı olduğu vurgulandı. Türkiye’nin bu konuda uluslararası platformlarda aktif rol almaya devam edeceği belirtilirken, insan haklarının korunması ve nefret suçlarıyla mücadele konusunda küresel dayanışmanın önemine dikkat çekildi.
Türkiye’nin uzun yıllardır İslamofobiye karşı diplomatik girişimlerde bulunduğu ve özellikle uluslararası kuruluşlar nezdinde Müslümanlara yönelik nefret suçlarının önlenmesi için çeşitli çağrılar yaptığı biliniyor. Ankara yönetimi, bu kapsamda hoşgörü, birlikte yaşama kültürü ve karşılıklı saygının güçlendirilmesi gerektiğini sık sık dile getiriyor.
Uzmanlar ise son yıllarda özellikle Avrupa ve bazı Batı ülkelerinde artan İslam karşıtı saldırıların ve ayrımcı politikaların uluslararası toplum tarafından daha güçlü şekilde ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor. Nefret suçlarıyla mücadelede devletlerin yanı sıra medya, sivil toplum kuruluşları ve uluslararası örgütlerin ortak hareket etmesinin büyük önem taşıdığı ifade ediliyor.
15 Mart’ın “İslamofobiyle Mücadele Uluslararası Günü” olarak ilan edilmesi, küresel ölçekte Müslümanlara yönelik ayrımcılığa dikkat çekilmesi ve bu alanda farkındalık oluşturulması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Türkiye de bu kapsamda uluslararası platformlarda aktif rol üstlenmeye devam edeceğini vurguluyor.
-
Yazı Boyutunu Ayarla Okuma rahatlığı için seçin
-
Küçük 100% Dev





