Fındık Üreticileri Huzursuz: Maliyetler Karşılanamazsa Gelecek Ne Getirecek?
Son yıllarda fındık üreticileri, üretim maliyetlerinin artması ve işçi yevmiyelerinin uçuk rakamlara ulaşmasıyla büyük bir endişe içerisindeler. Özellikle gübre, çapa gibi üretim giderlerinin fahiş seviyelere çıkması, üreticileri mali açıdan zor durumda bırakıyor. Ancak asıl korku veren konu, fındık kilogramı için belirlenecek fiyatın ne olacağı.
Maliyetler tavan yapmış durumda. Taban fiyatın 250 TL’nin altında olursa, fındık üreticisinin yandığı aşikâr. Şimdi birileri çıkıp, “Eee, fındık üreticisi dekar başına şu kadar gübre ve mazot desteği alıyor. Allah’tan belanızı mı istiyorsunuz?” diyebilir. Elbette böyle düşünen insanlar olacaktır. Fındık üreticileri adına şunu söylemek isterim: Sen hayatın boyunca kaç defa fındık topladın? Fındık üretiminin ne kadar zahmetli ve emek isteyen bir iş olduğunu çok iyi biliyorum. Bu yüzden mazot ve gübre desteği verilirken “Allah’tan belanızı mı istiyorsunuz?” demeden önce bir kez daha düşünmenizi öneririm.
Fındık üreticileri, maliyetlerin bu kadar yüksekken ve artan emek masraflarının karşılanamaz boyutlara ulaşması durumunda, fındık kilogramının 200 TL’nin altında belirlenmesinin kendileri için sürdürülemez olacağını vurguluyorlar. Bu durumda, emeklerinin karşılığını alamayacaklarını düşünüyor ve gelecek endişesi yaşıyorlar.
Üreticilerin huzursuzluğunun temel nedeni, emeklerinin karşılığını alamamaktan kaynaklanıyor. Fındık üretimi, özellikle Karadeniz bölgesinde ekonominin bel kemiği olarak görülmesine rağmen, bu koşullar altında sürdürülebilirliği konusunda ciddi şüpheler uyandırıyor. Özellikle küçük ölçekli üreticiler, büyük firmaların dayattığı fiyat politikaları karşısında güçsüz hissediyorlar ve geleceklerinden endişe duyuyorlar.
Peki, çözüm ne olabilir? Fındık üreticileri, adil bir fiyat belirlenmesi ve üretim maliyetlerinin dikkate alınması konusunda kamuoyundan destek bekliyorlar. Ayrıca, tarımsal üretimdeki desteklerin artırılması ve üreticiyi koruyacak politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyorlar. Ancak bu adımların zamanında atılmaması halinde, fındık üreticilerinin sadece mali olarak değil, motivasyon ve gelecek endişeleri açısından da büyük zarar göreceği aşikâr.
Sonuç olarak, fındık üreticilerinin sesini duyurmak ve sorunlarına çözüm bulmak, tarım politikalarının geleceği açısından kritik öneme sahip. Üreticilerin huzuru ve güveni için adil bir zemin oluşturulması, sadece onların değil, bölgenin ekonomik dengesi için de elzemdir.





